CEZAYİR
 

Resmi Adı

Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti

1

Başkenti

Cezayir

Dil

Arapça (resmi), Fransızca, Berber lehçeleri

Yüz Ölçümü

toplam: 2,381,740 km² kara: 2,381,740 km² su: 0 km²

İklimi

Yağışlar genellikle batıdan doğuya doğru artar, kuzeyden güneye doğru azalır. En çok yağış alan yöre, Akdeniz`in nemli rüzgarlarına açık olan doğu kıyı şerididir

Din

Sünni Müslümanlar %99, Hıristiyan ve Museviler %1

Nüfusu

32,930,091 (2006 Temmuz ayı tahmini)

Nüfus Artış Oranı

%1.22 (2006 verileri)

Etnik Gruplar

%99 Arap, Berber(Kabylie) Chaoui, Mezap, Tuvarig, %1 den az Avrupalılar

İş gücü

9.31 milyon (2006 verileri)

Sektörlere göre işgücü dağılımı

tarım %14, sanayi %14, yapı ve inşaat %10, ticaret %13.4, devlet %32, diğer %10 (2003)

Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında)

%3 (2006 verileri)

İhracat tutarı

55.6 milyar $ (2006 verileri)

İhraç Edilen Ürünler

petrol, doğal gaz ve petrol ürünleri %97

İhracat ortakları

ABD %22.6, İtalya %16, İspanya %10.5, Fransa %10, Kanada %7.9, Brezilya %6.5, Belçika %4.3, Almanya %4.2 (2005)

İthalat tutarı

27.6 milyar $ (2006 verileri)

İthal Edilen Ürünler

sermaye malları, yiyecek ve içecek, tüketici malları

İthalat ortakları

Fransa %28.1, İtalya %7.8, İspanya %7.2, Çin %6.6, Almanya %6.3, ABD %5.5 (2005)

Para Birimi

Cezayir Dinarı (DZD)

 

TÜRKİYE-CEZAYİR TİCARİ İLİŞKİLERİ

Türkiye ile Cezayir arasindaki ekonomik ve ticari iliskilerde son yıllarda görülen büyük gelişmeye rağmen , dış ticaret dengesi Cezayir lehine seyretmeye devam etmektedir.Cezayir İstatistik Ofisi verilerine göre Cezayir’in 2001 yılında Türkiye’den 379.824 milyon dolarlık ithalatına karşılık 940.015milyon dolarlık ihracatı vardır. 2002 yılı Ekim ayı verileri ile bakıldığında Türkiye’den 317.297 milyon dolarlık ithalatına karşılık 727.432 milyon dolarlık ihracatı görülmektedir.

  • Cezayir’in Türkiye’den gıda maddeleri ithalatı 2001 yılında 27.090 bin Dolardır.2002 yılının on aylık verilerinde ise,bir önceki yılın aynı dönemi ile mukayese edildiğinde % 26.54 lük bir azalma ile 16.062 bin dolarlık gıda maddesi ithalatı gerçekleştirdiği görülmektedir.
  • Süt ve süt mamulleri ile Cezayir piyasasına girmek isteyen Türk firmalarının önünde ise sağlık sertifikası sorunu bulunmaktadır. Sorunun çözümü amacıyla Türk Tarım Bakanlığı ile Cezayir Tarım Bakanlığı yetkilileri arasındaki görüşmeler belirli bir aşamaya gelmiş olmakla birlikte henüz çözümlenememiştir.
  • Cezayir’in Türkiye’den ithalatında en önemli yeri yarı mamul ve mamul maddeler tutmaktadır,ihracatımız irdelendiğinde ise,çok çeşitli Türk ürününün Cezayir pazarında satışa sunulduğu ve bunlar içerisinde tekstil-konfeksiyon ürünlerinin(%16), gıda maddelerinin(%8), demir-çelik ürünlerinin (%25) otomotiv ürünleri (%11) ile elektrikli makine, aksam ve parçalarının (%23) ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir.Diğer taraftan, kayıt dışı ekonomi kapsamında değerlendirilen bavul ticareti yoluyla da yıllık yaklaşık 100-150 milyon ABD Doları tutarında bir ihracat gerçekleştirildiği tahmin edilmektedir.
  • Resmi rakamlarımızda görülmemekle birlikte, İspanya, Fransa ve İtalya limanları üzerinden ülkemiz menşeli malların « re-export » yoluyla veya Magrep Birliği üyesi ülkelerden transit olarak Cezayir’e geldiği ve bu ticaretin yıllık toplamının yaklaşık 300-350 milyon $ civarinda olduğu bilinmektedir. Ancak gerek bavul ticareti gerek diğer ülkeler üzerinden yapılan sevkiyat, Türkiye için öncelikli hedef pazarlar arasında yer alan Cezayir’e yönelik ihracatimizi arzu edilen düzeye ulaştıracak, istikrarlı yöntemler değildir. Ancak ithalattan alınan gümrük vergilerinin çok yüksek düzeylerde olması bu eğilimleri arttırmaktadır.
  • Diğer tarftan, Cezayir başta konut ve alt yapı yatırımları olmak üzere müteahhitlik sektöründe büyük bir atılım içerisinde bulunmaktadır. Ülkede iki milyon olarak tahmin edilen konut açığının giderilmesine yönelik olarak konut yapımı,1200 km.lik doğu-batı otoyolu başta olmak üzere,yol,köprü,tünel inşaatları,özellikle son yıllarda ciddi boyutlara ulaşan su sıkıntısının çözümü amacıyla baraj yapımı,yeni su kaynaklarının bulunması ve deniz suyunun arındırılması projeleri bir arada yürütülmektedir.Söz konusu projelerin finansmanında devlet kaynaklarının yanı sıra,Dünya Bankası,Avrupa Yatırım Bankası,Afrika Kalkınma Bankası ve Arap Fonlarından yaralanılmaktadır.Ancak,Cezayir’deki devlet veya özel sektöre ait inşaat firmalarının teknoloji,kapasite,tecrübe ve kalifiye eleman bakımından yeterli olmamaları nedeniyle çok büyük boyutlardaki bu projeler yabancı firmalar tarafından tek başlarına veya Cezayir firmalarıyla ortaklık halinde gerçekleştirilmektedir.Türk firmalarının Cezayir’deki inşaat sektörüne olan ilgileri ancak bir yıl önce başlamış olmasına rağmen pek çok sayıda Türk firması piyasada kendisini göstermektedir.
  • Genel seyrini bu şekilde özetleyebileceğimiz ilişkilerimiz çerçevesinde Türk iş adamları açısından Cezayir’i değerlendirdiğimizde, oldukça geniş bir yelpazede yatırım ve ticaret olanaklarıyla karşılaşıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Diğer taraftan, makina parkı ve inşaat malzemelerine de gereksinim duyulmaktadır.
  • Cezayir’de iş yapmayı planlayan Türk müteahhitlik firmalarının Cezayir’de ofis açmaları ya da Cezayirliler ile ortaklık tesis etmelerinin yanı sıra,ihalelere aralarında güçbirliği yaparak katılmaları kazanabilmelerinde ilave kolaylık sağlayacaktır. Ayrıca,ülkenin inşaat sektöründe sunmuş olduğu ve uluslararası rekabete açık olan fırsatlardan yeterince yararlanılabilmeleri için firmalarımızın işbirliği ve ortaklık içerisinde hareket etmeleri yararlı olabilecektir. Yine bu kapsamda, başta telekomünikasyon olmak üzere, birçok alanda Cezayir’de başlatılan özelleştirme süreci de firmalar için bir diğer önemli fırsat olarak değerlendirilmektedir.
  • Cezayir’de özellikle genç nüfus içerisinde büyük işsizlik sorunu yaşanmaktadır. 1999 yılındaki başkanlık seçimlerinin ardından ekonominin liberalleştirilmesi konusunda önemli çalışmalar başlatılmış, dış dünyaya açılım, yabancı sermayenin Cezayir’e çekilmesi, yabancı firmalar ile ortaklık ve yatırımlara öncelik verilmiştir. Hükümet bu gerekçelerle ülkede katma değer ve istihdam yaratacak yatırımlara yönelinmesine ağırlık vermekte ve gerekli mevzuat değişiklikleri yapmakta, yerli ve yabancı yatırımların teşvikine yönelik önlemler almaktadır. Dolayısıyla da demonte, hammadde ve yarı mamullerin ithalatı teşvik edilmektedir.
  • Bu bağlamda, firmalarımızın mevcut teşvik imkanlarından yararlanarak, Cezayir’de yatırıma yönelmeleri, ülke pazarında istikrarlı, kalıcı ve giderek artan bir paya sahip olmamızı sağlayacaktır. Ülkemizin Cezayir ile ticari ve ekonomik ilişkilerini geliştirmesi amacıyla yoğun bir çaba sarfedilmektedir. Cezayir’de güçlü bir Türk lobisinin oluşturulabilmesini teminen, Türk-Cezayir İşadamları Derneği’nin kurulması çalışmaları, firmalarımızın birbirlerini rakip olarak görmeleri ve istekli davranmamaları nedeniyle gerçekleştirilememiştir.
  • Halihazırda, Cezayir’de Ticaret Müşavirliği kayıtlarına göre,64’ün üzerinde Türk firması faaliyette olup,bunların 8 tanesi inşaat sektöründedir. Buna ilaveten, Cezayir’de yerleşik olmayan ancak, Cezayir ile yoğun ticari ilişki içerisinde olan çok sayıda firma mevcuttur. Özellikle ülkemizde yaşanan son ekonomik kriz sonrasında Türk işadamlarının Cezayir piyasasına daha fazla ilgi gösterdikleri gözlenmektedir.
  • Cezayir ile Türkiye arasındaki ticarette yaşanan sorunların başında Cezayir’deki yüksek gümrük ve gelir vergileri ödemekten kaçınmak isteyen Cezayir’li ithalatçıların, Türk ihracatçılardan düşük meblağlı fatura talep etmeleri sonucu ortaya çıkan çifte faturalandırma sorunu gelmekte ve bu nedenle Türk malları Cezayir gümrüklerinde gereğinden fazla bekletilmektedir.Cezayir Gümrük idaresi Türk ihracatçıların fatura beyanına itibar etmemekte ve Türkiye’den gelen malların değeri Gümrük Takdir Komisyonunun değerlendirmesine bırakılmaktadır.

Türkiye ile Cezayir arasında Eylül 2001’de imzalanan Gümrük İşbirliği Anlaşması çerçevesinde bu sorunun ortadan kaldırılması için girişimler sürdürülmekle beraber,anlaşma henüz yürürlüğe girmediği için bir ilerleme sağlanamamaktadır

  • Ayrıca Cezayir’li ithalatçıların ucuz mal talep etmeleri bu ülke pazarına gelen bir grup Türk malının düşük, hatta kötü kalitede olması sonucunu doğurmaktadır. Bu durum da, aynen Rusya ve Türk Cumhuriyetlerinde yaşanana benzer bir pazar kaybını beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, Cezayir piyasasında Türk malı imajını ve kalitesini yerleştirmek büyük önem arz etmektedir.Son dönemde Türk firmaları Cezayir piyasasına isim ve marka olarak da girmeye başlamışlardır( örneğin Ülker,Eti,Kale Kilit;Vitra).Cezayir piyasasında bu tür malların oranı arttıkça Türk malı imajı ve kalitesi de yükselecektir.
  • Cezayir, gerek temin edilen petrol ve doğalgaz nedeniyle gerek gelişmeye açık pazar yapısı ile ülkemiz için stratejik bir bölge olarak değerlendirilmektedir. Önümüzdeki yıllarda, liberalleşme ve yeniden yapılanma çabalarına paralel olarak Cezayir’in dünya ticareti üzerindeki öneminin giderek artacağı da dikkate alınırsa iş adamlarımızın bu ülkeye « kalıcı olmak kaydıyla » yönelmelerinde büyük fayda görülmektedir. Zira, zenginleşen, liberalleşen ve istikrara kavuşmakta olan Cezayir; zengin ve ucuz enerji kaynakları, ucuz işgücü imkanları ve yatırıma müsait alanları ile tüm yabancı yatırımcı ve tüccarlar için her geçen gün daha cazip bir hale gelmektedir.
  • Böyle bir rekabetçi ortamda Türk firmalarının yaşadıkları en büyük sıkıntılardan birisi de bankacılık alanındadır. Uluslararası ve çağdaş bankacılık ilkelerine uygun olarak işlemeyen mevcut sistemde Türk yatırımcı ,müteahhit ve işadamlarının yaşadıkları sıkıntıların,bir Türk Bankasının Cezayir’de şube açması ile aşılabileceği değerlendirilmektedir. Esasen pek çok yabancı ülke bu yolu tercih etmektedir.Cezayir’de son dört yılda açılan özel banka sayısı 18 olup,bunların 10 tanesi yabancı bankadır ve önümüzdeki dönemde bu sayının artması beklenmektedir.
  • Türkiye’nin Avrupa Birliği ile mevcut Gümrük Birliği ilişkisi ve Cezayir’in AB ile imzaladığı Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması perspektifinde ,Türkiye ile Cezayir arasında Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinin bir an önce başlatılması iki ülke arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine,ticaret hacminin arttırılmasına ve Türkiye’nin Cezayir piyasasında kalıcı bir yer edinmesine olanak sağlayacaktır.

2.DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

TÜRKIYE - CEZAYIR DIS TICARETI MILYON DOLAR

Dis Ticaret Dengesi (Cezayir’in)

 

2001

2002

( Ocak

2002

- Nisan )

2003

Degisim Orani %

- Ithalati

379.824

381.233

135.798

156.403

15.17

- Ihracati

940.015

875.420

344.089

370.443

7.66

- Dis Ticaret Hacmi

1.319.839

1.256.653

479.887

526.846

9.78

- Denge

560.191

494.187

208.291

214.040

2.76

Ihr. Ith Karsilama Orani (%)

274

230

253

237

 

A – CEZAYIR’IN TÜRKIYE’DEN IthalatI

Ithalatin Madde Gruplari Itibariyle Dagilimi

( Ocak – Nisan )

 

2001

2002

2002

2003

Degisim Orani %

- Gida Maddeleri

27.090

20.957

6.989

5.078

-27.34

- Enerji Maddeleri

1.348

964

234

303

29.49

- Ham Maddeler

10.846

6.224

2.709

586

-78.37

- Yari Mamul Maddeler

148.011

147.834

56.115

89.265

-59.07

- Mamul Maddeler

105.502

115.380

47.228

37.701

-20.17

- Diger Tüketim Maddeleri

87.025

89.874

22.523

23.470

4.21

T o p l a m

379.824

381.233

135.798

156.403

15.17

– CEZAYIR’IN TÜRKIYE’YE Ihracatı

Ihracatin Madde Gruplari Itibariyle Dagilimi

 

2001

2002

( Ocak

2002

- Nisan )

2003

Degisim Orani %

- Gida Maddeleri

0

70

0

60

…..

- Enerji Maddeleri

935.552

859.876

331.913

362.791

9.30

- Ham Maddeler

1.378

10.799

2.603

6.949

166.96

- Yari Mamul Maddeler

3.085

4.462

9.572

628

-93.44

- Mamul Maddeler

0

128

1

0

……

- Diger Tüketim Maddeleri

0

85

0

15

……

T o p l a m

940.015

875.420

344.089

370.443

7.66

Kaynak: Cezayir İstatistik Ofisi

 
 
 
Anasayfa     |     Hakkımızda     |     Fuar Takvimi     |     Ülke Bilgileri     |     Devlet Desteği     |     İletişim
 
  1